Gölden
yumuşak bir
havlamayı andıran
sesi duyduğumuzda

her şeyin geçmiş
olduğunun farkına vardık;
gençliğimiz ve her
şeyin.

bizi sadece anlamamış
bize katıldığını da
hissettiren yakınlaşmada
çalılara sırtımızı dönmüş
ekşi elmalar, dağ
palmiyeleri, yabanmersinleri
diye sıralanmış
anılarda ve omuzlarımızın
temasıyla uyandık âna.

uykuyu ayıran ağlama
üstünkörü toparlanmış
sıkıntımızla ufkumuzu
açan temaşaya
dalmıştık.

korku yerini, ıssız
gölün yakınında
bir an çökmüş
bulduğumuz kendimizle
hesaplaşmaya bırakmıştı.

her şeyin geçmiş
gençliğimizin sonlanmış
ve hakikatin varılması
mümkün olmayan
ülke olduğunu
belirledik.

yol bitmişti.
bir yaz daha mümkün
olacaksa yaşamak
ekşi elmalar, dağ
palmiyeleri, yabanmersinleri
anılarımızda
çocukluğun bitimsiz
uzaklığı kıkırdayacaktır
zihnimizde.