eve gelirsen dünyayı kaçıracaksın tasası gömleğine
bilmem hangi oltayla işlendi
böyle durumlarda beklemek bir ev geçindirir
uzaklaştıkça büyüyen ayaklarımla sana gelebilirdim
annemi haklı çıkaran her meseleden
hep kanıt aradığı ölümümden
sana sığınabilirdim
bir tetiğe hazır durmak için
geciktiğin sofralar bayatladı
allak bullak adımlarla akşam ezanından sonra
saatini alelade bir geç kalmışlığa kurdun
vaktin küsüratına sokularak anlat diyecek oldum
kuyunun dibinden mizanı çıkarıp yanınıza koydum
bir bardak su getirdim babana duyduğun saygıya

yasaklandı rahmimden dualar kazımak
ben onu senin için milattan kalma örümcek ağları
ağzı bağlanmış aslanlar
sabrına şifa doğurmak için kullanacaktım
bu rüzgara kapılarak anlat diyecek oldum

bana anlatmadığın her şeyi
arka cebinden bir aile çıkarıp kuşkumun altını dolduruşunu
kalabalıklara karışarak savurduğun kavgaları
zemine zimmetlediğin kanatlarımı
hepsini aldım
bir başkasının elleriyle benden yeni bir tetikçi yaptım
vurularak senden yine bir tetikçi yaptım
kim sana rastlasa gözündeki cüretten olur
bakışların yüzümde aksadığında sendeledim
çünkü sen konuşunca birden
üstümü kaplayıverirdi hiçbir belaya benzemeyen ağzın

yüzümün ortasına yerleşen tınıyı kurtardım
gitmeye elverişli yerlerinde ısrarla oyalandım
yemekler soğudu seni beklerken etim kurudu
ama sen yine de
bari sabahı kılmadan eve dönme

Next

şiir | #poemstarıns_avunması | suhan lalettayin