Dünyaya bir de oradan bakmak isterdim
kedinin miyavladığı yerden
yere basmanın bir anlam kazanmasını
çılgın sayısal loto’nun herhangi birine çıkmasını
yüzümde patlayan kames topun sızısını
artık sıkılmamayı ve en uzun nefes alış şampiyonasını kazanmayı
içilen ilk sigaranın verdiği hissi
ilk orhan kemal okuyuşu mesela
onlarca yaranın içinden
ilk zevk alışı. İsterdim.

Dünyaya bir de oradan bakmak isterdim
unuttum ne varsa içimde deli bir yılan gibi kıvranan
yedi yirmidört namaz kılsam ödeyemem hakkını hiçbir allahın
kazandığım savaş yok bir şükür için
her gün yeni bir rekor, her gün yeni bir valiz hazırlamak
her nefes cebime giriyor ne var
koridorsa koridor, kötü şakaysa kötü şaka
bitsin istemek suç mu işliyorum, istiyorum
külü sönmüş bir mezara işemek için hepsi
tuvalete kalkmak için izin mi? İsterdim.

Dünyaya bir de oradan bakmak isterdim
göreçki’nin baktığı yerden, çatlayana kadar kahkahalarla
bilmediğim bir dili şırıl şırıl konuşmak
dayanmanın aksak bir ritim olduğu ve kalbimizin beşyüz kilo olduğu
cümle tamamlamak boş adam işi
her şey bit pazarı siktiridir artık
bir virgülü silmek için sarfedilen efor
daha rahat bir mezara uzanabilmek için
iki nokta arasında bir soluk mu yanmak yandıkça daha az yakar mı
sorulardan dikilmiş bir elbiseyim giyinik
bir dekoltedir tüm yazıtlarım
baktığım yerden dünyayı isterdim
baba doğurmak. Dünyaya bir de oradan bakmak isterdim
çat diye bit-

Next

[şiir] uğur aktaş | dengesiz merdivenler ustası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum gönder