EVET WIFI ÇEKMİYOR [1]
google earth’te uyuyor sevdiğim
üstüme yağıyor güncelleme bildirimleri
şubat? hiç bitmedi zaten
geçmiş, push notifikasyonla geliyor
kıpırdayınca kalbi titriyor instagram
ve o her yeni akışla bir nebze daha kendine geliyor
kasıklarına influencer reklamları doluyor
saçlar? ombre.
uykudan öper gibi geçiyor kulaklık sesiyle
spotify nal sesleri.
gökyüzü gri, ama gri de yoruldu artık
push’lar marş gibi
bildirim tonu gibi bağırıyor üstüme
başım? çılgın gibi
scroll yapıyorum sinirle
tüm kimliğimle, tüm wifi’ımla
tüm kırık kalplerle oradayım.
aşkın artık kolu yok emojileri var
ve inat: yorumlarda
akşam “seen” atıp geçince bana
gizli story’min arkasına saklanıyorum
orda büyüttüğüm öfkeyi filtreleyip bırakıyorum
bana ne çerçöp dizilerden,
oylamalardan, anketlerden
hulk mu? kimdi o?
username’lerini ben verdim onların
damarlarıma boşalıyor dizüstü devrim naraları
çünkü:
kavganın merkez üssü twitter’dır.
ay ışığı değil
bluetooth bağlantı sesi patlatıyor içimi
kavga? delivery geciktiğinde başlıyor
yoldaşlarım part-time kurye
kollarında QR kodları
sesli komutla açılan kapılar önünde
gönderiyi en yukarı çıkarıyorlar
yüreği hâlâ bildirim alanlar
öyle paylaşım yapıyor ki: story yanıyor
çocuklar hâlâ aşağıya düşüyor
aşağıya — timeline’a
çamura bulanmış bir algoritma dolanıyor etrafımızda
kentli mi? cinayet belgeseli izleyip rahatlıyor
köylü? güncelleme bekliyor hâlâ.
sessizlik mi? çok meşgul, sonra ara.
asfalt yanıyor:
güneş değil, gece modundaki gözlüklerim
tiktok’tan alınan arka plan sesiyle
yıkılıyorum —
bir filtre buluyorum: üstüm çiçek.
ben
bio’suna officel yazmayan son kişiyim
toprak mı? artık lokasyon servisi
kan? metafor
güller — sanal arka planlarda
ben bakıyorum, yukardan
onların verified rozetlerine
sabahları sadece tiviler merak ediyor
gökyüzü çatlıyor çünkü
benim DM’lerim hâlâ okunmamış
itiraf gibi gelen tüm mesajlar
aslında hâlâ benim parmak izim
benim kavgamdır o —
aşk zannedilen o sabah uyanıklığı.
meydan mı? artık sanal alan
ve kalbim bu feed’e çoktan bilenmiş
vursun like’lar, paylaşılsın story
bu aşk bizim değilse kimin?
vur kanını gecenin algoritmasına,
Zülküf değil ama Z kuşağı da yapsın bi şey.
yüzüne ekran ışığı çarpıp uyansın sevdiğim.
- [1]Bu şiir, İsmet Özel’in “Evet İsyan” adlı şiirine parodik ve çağdaş bir gönderme içermektedir. Eserin formu ve içeriği, eleştirel ve dönüştürücü amaçla yeniden kurgulanmıştır.

video şiir | bekleme sürümü

